Her Şeyi Düzeltemezsin, Ama Neye Devam Edeceğini Seçebilirsin

Bazen insan, hayatında yolunda gitmeyen bir şeyi düzeltmek için o kadar çok uğraşıyor ki bir noktadan sonra çözmeye mi çalıştığını, yoksa yalnızca vazgeçemediği için mi devam ettiğini ayırt edemiyor.
Bu bazen bir ilişki, bazen bir iş, bazen kendimize koyduğumuz bir hedef… Hatta yıllardır sürdürdüğümüz bir alışkanlık bile olabiliyor.
Peki bir şeyi sürdürmek her zaman kararlılık mıdır? Yoksa bazen bırakmayı bilmemek midir?
Aslında mesele, ne zaman çözmeye çalışmamız gerektiğini ve ne zaman vazgeçmenin daha doğru olduğunu ayırt edebilmekte; yani ikisi arasındaki dengeyi kurabilmekte.
Hayatın olağan akışı içinde mücadele etmekle vazgeçmeyi birbirinin zıttı olarak değil, bazen birbirini tamamlayan iki seçenek olarak görmek gerekir. Çünkü ne her zaman vazgeçmek doğrudur ne de her koşulda mücadele etmeye devam etmek.
Bazı şeyler vardır ki büyük ölçüde bizim kontrolümüzdedir. Onlar için gösterdiğimiz çaba bizi yalnızca yormaz; aynı zamanda geliştirir, güçlendirir ve ilerlememize katkı sağlar. İşte böyle şeyler için mücadele etmek değerlidir.
Örneğin yabancı dil öğrenmek kimisi için daha kolaydır; çünkü dil öğrenmeye yatkınlığı vardır. Kimisi içinse daha meşakkatli bir süreçtir. Zorlanmasına rağmen öğrenmeye devam etmek, kişinin gelişimine hizmet eden bir çabadır. Buradaki zorluk, yolun yanlış olduğunu değil; bazen öğrenmenin emek istediğini gösterir.
Ama bazı mücadeleler de vardır ki bir süre sonra bizi ileriye taşımak yerine olduğumuz yerde tutmaya başlar. Sürekli aynı noktaya dönüyor, ruhen ve bedenen yıpranıyor, enerjimizi ve zamanımızı tüketiyor olabiliriz. İşte tam da burada kendimize şunu sormamız gerekir: Ben hâlâ çözmeye mi çalışıyorum, yoksa artık sadece vazgeçemediğim için mi devam ediyorum?
Örneğin bir ilişkide taraflar defalarca çözüm aradığı hâlde aynı sorunlar değişmeden devam ediyor ve ilişki herkes için sürekli bir yıpranma alanına dönüşüyorsa, mücadele etmeye devam etmek tek seçenek olmayabilir. Bazen mesafe koymak, yön değiştirmek ya da bir şeyi sonlandırmayı değerlendirmek de insanın kendisi için aldığı önemli bir karar olabilir.
Benzer şekilde bize zarar verdiğini bildiğimiz bir alışkanlığı yalnızca yıllardır hayatımızda olduğu için sürdürmek de “devam etmek” ile “iyi gelen şeye devam etmek” arasındaki farkı gösterir.
Bu nedenle asıl mesele, neye devam edeceğimizi ve neyi bırakmamız gerektiğini ayırt edebilmek. Belki de bu dengeyi kurabilmenin ilk adımı, enerjimizi doğru yere harcayıp harcamadığımızı fark etmek.
Bunu anlayabilmek için kendimize birkaç soru sorabiliriz:
• Bu sorunu çözmeye çalışırken ne hissediyorum? Enerjim, motivasyonum ve konsantrasyonum hâlâ var mı; yoksa kendimi sürekli tükenmiş mi hissediyorum?
• Bugün bildiklerimi en başta bilseydim, yine aynı yolu seçer miydim?
• Bu sorunun çözümü gerçekten benim kontrolümde mi, yoksa sonucu belirleyen başka insanlar ve koşullar da var mı?
• Çözmek için devam edersem ne olacak? Vazgeçersem ne olacak?
Ve belki de en önemlisi:
Ben ne istiyorum?
Çünkü bazen devam etmek cesarettir. Bazen de bırakmak.
Belki de bazı şeyleri düzeltmek için daha fazla çabalamamız değil, artık bize hizmet etmeyen şeylerle aramıza mesafe koymamız gerekir.




Yorumlar