top of page

Verimli Bir Gençlik Dönemi İçin Neler Yapılabilir?

Geçen haftaki yazımda herkesin doğduğu andan itibaren çeşitli rollere sahip olduğundan bahsetmiştim. Bu haftaki yazımı, kendi rollerimden biri olan, annelik rolümle yazmak ve gözlemlerimle, deneyimlerimle tüm gençlere bir nebze olsun fayda sağlamak amacıyla yazdım.


Günümüzde teknolojinin ilerlemesi, sosyal medyanın önlenemez yükselişi nedeniyle çocuklarımız; telefonlara, tabletlere, bilgisayarlara bağımlı hale geldiler. Hatta bu bağımlılık öyle bir boyut aldı ki zamanlarını yönetememek, adaptasyon zorluğu, hayattan keyif alamama, okul başarısında düşüş, yüz yüze görüşmelerde bile, göz teması kurmayıp telefona bakarak konuşma, uyku saatlerinde düzensizlik, hiçbir şey yapmaya güç bulamama vb gibi daha birçok sorunu beraberinde getirdi.  


Ne yazık ki bir çok gencimiz bu ve buna benzer sorunlar yaşarken, ebeveynlerde çözüm konusunda çaresiz kalmanın sıkıntısını yaşamaktadır. Ancak burada bilinmesi gereken şudur ki; çözüm sadece ve sadece kişinin kendisindedir. İstek olmadan, çözüm olmaz.


Gençler daha etkin ve verimli olmak için neler yapmalıdır?

  • İlk ve en önemli madde; yaşlarının kıymetini anlamalarıdır. Literatürde, 15-25 yaş arasının, insanın  en verimli ve en iyi öğrenme dönemi olduğu söylenir.   Bu nedenle, gençlerimizin bu dönemin ne kadar değerli olduğunu, kendilerine katacakları her şeyin gelecekleri için altın değerinde bir yatırım olduğunu, ama zamanın da çok hızlı aktığını ve geri getirme şansının olmadığını da unutmamaları gerekir.

  • İkinci önemli madde; sosyal medya aracılığıyla başkalarının hayatlarının izleyicisi olmak yerine, kendi hayatlarının başrolü için hayallerini açığa çıkarmaları gerekir.

 

Unutmamak gerekir ki; hayal gerçekleşmesi arzu edilen bir umudun resmidir.

 

  • Gençlerin kendilerini geliştirme amacıyla çıkacakları yolculukta, kendilerini mutlu edecek hobiler edinmesi son derece faydalı olacaktır. Seçilen hobinin huzur veren, mutlu eden, zorla değil, isteyerek yapılan bir hobi olması önemlidir. Gençlere hobi edinmeleri konusunda öneri sunulduğunda genellikle “benim hiçbirşeye yeteneğim yok” ya da “ben neden zevk aldığımı bilmiyorum” tarzında keskin cevaplar verirler. Oysa ki hobi demek kesinlikle yetenek gerektiren bir faaliyet demek değildir. Örneğin; puzzle yapmak bir hobidir ve inanılmaz kafa dağıtır, yazmak bir hobidir beyni ve üslubu geliştirir, hiçbir stil olmadan, tamamen içinden geldiği gibi dansetmek de bir hobidir, bedeni özgürleştirir, stresi yok eder ve mutluluk aşılar.

 

Belki de keskin cevaplar vermek yerine, düşünmek için kısacık bir vakit ayırmak mutluluğun kapısını açacak anahtar olacaktır.

 

  • Gençlerin zamanlarını verimli geçirmemelerine neden olan günlük alışkanlıklarını değerlendirmesi, atılacak olan en önemli adımlardan biridir. Bunu yapmak için bir kağıt ve kalem yeterlidir. Önce bir kağıda günlük alışkanlıkların (uyku düzeni, beslenme, bütün gün yatakta telefona bakmak,  hareket etmeden sadece oturmak vs) yazılıp ardından bu alışkanlıklara puan verilmesi ve verilen puanın değerlendirilmesi gerekir. Örneğin, yatakta telefona bakmaya verilen puan 9 ve bunun 5 e düşmesi isteniyor. O halde atılacak olan ilk adım, bu alışkanlığın 5 olması için neler yapılmalıdır?sorusunu cevaplandırmaktır.

  • Bir diğer önemli adım zaman değerlendirmesi yapmaktır. Zamanın hangi aktivitelerle geçirildiğini tespit etmek için yapılacak olan bu değerlendirmede, pazartesiden itibaren hafta boyunca, nelere ne kadar zaman ayırdıklarını yazmaları ve bunu kendi kendilerine ön yargısız bir şekilde yorumlamaları farkındalık yaratacaktır. Hatta bu değerlendirmeyi bir süre devam ettirerek kağıtları saklamak, daha sonra farklılık olup olmadığının tespiti için de önem taşır.

  • Yapmak isteyip yapılamayan, sürekli ötelenen aktiviteler (spor, kitap okumak vs)yavaş yavaş rutin haline getirilmelidir. Önce birkaç dakika ile başlayıp, alıştıkça dakikalar arttırılabilir.  (Bkz. https://www.isimizinsan.net/post/zaman-nasil-yonetilir)

  • Birçok gencimizin hoşlanmadığı, aslında faydası oldukça yüksek bir diğer adım da, sevdikleri, güvendikleri yaşça büyük ve deneyimli kişilerden görüş almaktır. Gençlerin burada dikkate almaları gereken şudur ki; bu insanlar o yolların aynılarını, belki de daha zor şartlarda, daha önce geçtiler. Bu nedenle, onlardan görüş almak, kendi hayatlarına örnek olması ve karşılarına çıkacak olumlu/olumsuz durumları öngörebilmeleri açısından fayda sağlayacaktır. Ancak hem gençlerin hem de yetişkinlerin birbirlerine karşı üsluplarına dikkat etmeleri gerekir. Yetişkinler bilgiyi, deneyimi paylaşır; gençler saygıyla dinler ve hayatlarına bu bilgi ve deneyimi dahil edip etmeyeceklerine kendileri karar verir.

  • Amerikalı girişimci, yazar, motivasyon konuşmacısı Jim Rohn “İnsan, birlikte en çok zaman geçirdiği beş kişinin ortalamasıdır.”demiştir. Bu sözden de anlaşılacağı gibi gençlerin kendilerine meydan okuyacak, daha iyi hale getirecek, kendilerine örnek teşkil edecek kişilerle vakit geçirmeleri çok önemlidir. Bu nedenle, onları aşağıya çekecek ve ortalamalarının düşmesine neden olacak kişilerden uzak durmaları veya daha az zaman geçirmeleri önemlidir.

  • Ortalamayı yükseltecek bir başka unsur ise, sabit arkadaş çevreleri haricinde farklı alanlara girerek yeni insanlarla tanışmak, farklı fikirler, farklı hayaller ve farklı ortamlar görerek hem kendilerinin hem de vizyonlarının gelişmesini sağlamaktır. Kurslar, çeşitli etkinlikler, seyahatler buna güzel örneklerdir.

 

Son söz olarak gençlere tavsiyem; küçük bir ekranda başka yaşamların takipçisi olmak ve o yaşamlara özenmek yerine, özendiğimiz yaşamı kendimiz için inşa etmeye başlamak için gün bugündür.

 

bottom of page